:::Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi:::

Zekatla ilgili kısa Bilgiler

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Zekatla ilgili kısa Bilgiler

Mesaj tarafından yaren Bir Paz Kas. 25, 2007 11:36 pm

Zekâtin Faydalari
Zekât, kalbi cimrilik hastaligindan, mali fakirin hakkindan temizleyen, zenginlerde sefkat ve merhamet duygularini gelistiren bir ibadettir.
Zekât sayesinde fakirlerin kalbindeki haset ve kiskançlik ortadan kalkar. Kendilerine yardim eden zenginlere karsi sevgi ve saygi meydana
gelerek toplumda birlik ve kardeslik kuvvetlenmis olur. Islâm Dini, toplumun dertlerini tedâvi eden, ihtiyaçlarini karsilayan birçok
esaslar getirmistir. Allah'in emri olan zekât, bir sosyal yardimlasma sistemidir. Zekât malin büyümesini ve bereketlenmesini saglar.
Zekâti verilen serveti, yok olmaktan, kötü insanlarin zararindan Allah korur. Sevgili Peygamberimiz söyle buyuruyor:
" Mallarinizi zekât ile koruyunuz. " (et-Tergib ve't-Terhib, c.1, s.520)

Zekat Kimlere Farzdir?
Zekat, Müslüman, erginlik çagina gelmis, akilli, hür ve dinen zengin sayilan kimselere farzdir. Dinen zengin sayilanlar, borcundan ve aslî ihtiyaçlarindan baska "NISAP MIKTARI" mali olan kimselerdir.
ASLÎ IHTIYAÇ: Oturulan ev, giyim esyasi, binek arabasi, ticaret için olmayan kitaplar, sanatin icrasi için gerekli aletler
ve ailenin bir yillik nafakasidir.
NISAP: Dinimizin koydugu bir zenginlik ölçüsüdür. Bu ölçüye göre: Aslî ihtiyacindan baska 81 gram altini, 561 gram gümüsü veya bu miktarlar karsiligi parasi veya ticaret mali bulunan, kirk koyun veya keçiye, otuz sigira veya bes deveye sahip olan müslümanlar "NISAP MIKTARI" mala sahip olmus sayilirlar.
Asli ihtiyaçtan baska bu miktarlarda mala sahip olduktan sona tam bir yil geçince zekat farz olur.


Zekât Kimlere Verilir?
Zekât verilecek kimseler sunlardir:
1) Fakirler: Dini ölçülere göre zengin sayilmayan, nisab miktari mali olmayan kimselerdir.
2) Yoksullar: Hiçbir seyi olmayanlar.
3) Borçlular: Borcundan fazla nisab miktari mala sahip olmayanlar.
4) Yolcu: Memleketinde mali oldugu halde yolda parasiz kalan, elinde bir sey bulunmayan kimselerdir. (Bunlara memleketlerine varacak kadar zekât verilebilir.)
5) Allah Yolundakiler: Bunlar cihad veya hac için yola çikip parasiz kalanlar ile isini gücünü birakip kendisini ilme vermis olan kimselerdir.
Zekatin öncelikle fakir olan yakin akrabaya, komsulara, hemsehrilere verilmesi daha sevaplidir.


Zekât Kimlere Verilmez?
1) Ana, baba, büyük ana ve büyük babalara,
2) Ogluna, oglunun çocuklarina,kizina, kizinin çocuklarina ve bunlardan dogan çocuklara,
3) Zenginlere,
4) Müslüman olmayanlara,
5) Kari-koca birbirlerine.



Zekatin Ödenmesi
Paranin her 40 liradan bir lirasi zekat olarak fakire verilecektir. Canli hayvanlarin zekati nev'ine göre degisir. Koyunda: kirkta bir; devede: bes devede bir koyun, sigirda: otuzda bir danadir.

yaren

Mesaj Sayısı: 22
Kayıt tarihi: 02/10/07

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Zekatla ilgili kısa Bilgiler

Mesaj tarafından yaren Bir Paz Kas. 25, 2007 11:41 pm

ZEKÂTA TÂBİ OLAN MALLAR


Hangi Mallar Zekâta Tâbidir? Zekât verilmesi gerekli olan mallar 5 çeşittir.

1 - Altın ve gümüş; nakit para.

2 - Ticaret malları.

3 - Madenler ve defineler.

4 - Ekin ve meyveler.

5 - Deve, sığır, koyun, keçi...

Bu mallar, zekâtı veriliş itibarı ile 2 kısma ayrılır:

1 - Emvâl-i zâhire: Açıkta ve meydanda olan mallar.

2 - Emvâl-i bâtına: Gizli, meydanda olmayan mallar... Altın, gümüş ve nakit paralar ile ticaret malları, bâtınî mallardandır. Ekin ve meyveler, madenler ve hayvanlar ise, zâhirî mallardan sayılmaktadır. Batınî malların zekâtını vermek sâhiblerinin diyanetine ve vicdanına havale edilmiştir. Bunlar, bu malların zekâtını, diledikleri fakir ve muhtaca bizzat verebilirler. Zâhirî malların zekâtlarını ise, İslâm tarihi boyunca âşir veya âmil denilen hususî me`murları vasıtasıyla devlet tahsil etmiş ve toplanan bu parayı, Kur`an`da gösterilen yerlere harcamıştır.

yaren

Mesaj Sayısı: 22
Kayıt tarihi: 02/10/07

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Zekatla ilgili kısa Bilgiler

Mesaj tarafından yaren Bir Paz Kas. 25, 2007 11:42 pm

Zekât Hangi Yerlere Verilir?


Zekâtın verileceği yerler, 8 sınıf olup şu âyet-i kerîmede açıklanmaktadır: اِنَّمَا الصَّدَقَاتُ لِلْفُقَراءِ وَالْمَسَاكينِ وَالْعَامِلينَ عَلَيْهَا وَالْمُؤلَّفَةِ قُلُوبُهُمْ وَفِى الرِّقَابِ وَالْغَارِمينَ وَفِى سَبيلِ اللّهِ وابْنِ السَّبيلِ فَريضَةً مِنَ اللّهِ وَاللّهُ عَليمٌ حَكِيمٌ

"Zekâtlar, Allah tarafından farz kılınmış olarak yalnız fakirler, miskinler, zekât toplama işinde çalışanlar, kalbleri İslâm`a ısındırılmak istenenler, köleler, borçlular, Allah yolunda bulunanlarla, yolcuların (hakkı) dır. Allah Alîmdir, hikmet sâhibidir." (et-Tevbe, 60). Bu âyet-i kerîmede ifade edilen zekât almaya hak kazanan sınıfları teker teker görelim:

yaren

Mesaj Sayısı: 22
Kayıt tarihi: 02/10/07

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Zekatla ilgili kısa Bilgiler

Mesaj tarafından yaren Bir Paz Kas. 25, 2007 11:43 pm

Zekât Nasıl Verilir?


İslâm şeâirlerinin en büyüklerinden olan zekâtın alenî olarak verilmesi efdaldir. Çünkü alenî olarak verilmesinde çevreye iyi örnek olma hususu olduğu gibi, zekâtı veren için de başkalarının sû`i zanlarından kurtulmak durumu bahis mevzuudur. Hem zekât, zengin için, kesin bir borç ve farîza olduğundan, edâsına riya da giremez. Halbuki nafile sadakalar öyle değildir. Onları gizlice verip, gösteriş ve faziletfüruşluk ihtimalinden kaçınmak daha faziletlidir.

yaren

Mesaj Sayısı: 22
Kayıt tarihi: 02/10/07

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Zekatla ilgili kısa Bilgiler

Mesaj tarafından yaren Bir Paz Kas. 25, 2007 11:44 pm

Zekât Vermekle Mükellef Olmanın Şartları Nelerdir?


Bir kimsenin zekât vermekle mükellef olması için bâzı şartlar vardır. O şartlar da şunlardır:

1 - Zekât verecek kimse müslüman, âkıl ve bâliğ olmalıdır. Gayr-i müslimlere, mecnunlara, bülûğa ermemiş çocuklara zekât farz değildir. İmam-ı Şâfiî`ye göre çocukların ve akıl hastalarının malları var ise, o mala zekât düşer. Verme işini de velileri yerine getirirler.

2 - Zekât verecek kimse, havâyic-i asliye denilen zaruri ihtiyaçlarından ve bir de -eğer varsa- borcundan başka nisab miktarı veya daha fazla bir mala sâhip olmalıdır. Nisab miktarı kadar malı olmayana zekât düşmez. Nisab, zekâtın farz olması için şeriatın tâyin ettiği mal miktarıdır. Bu miktar; maldan mala değişir. Bunu ayrıca göreceğiz.

3 - Zekât lâzım gelmek için, malın nemâ, yâni, büyüme ve artma kabiliyeti de olmalıdır. Altın ve gümüş para ve zinetler, ticarette kullanılan herhangi bir eşya veya hayvan zekâta tabi olduğu gibi; neslini çoğaltmak veya sütünü sağmak için kırlarda otlatılan hayvanlar da zekâta tâbidir. Çünkü bunlarda nemâ vardır.

4 - Zekâtı verilecek mal, sâhibinin bizzat elinde olmalı, yani sahibi malına tam mâlik bulunmalıdır. Binaenaleyh kocasından mehrini almamış bir kadına, o mehirden dolayı zekât lâzım gelmez. Rehindeki bir maldan dolayı da zekât gerekmez. Zira o mal, bir borca karşılıktır. Mala tam mâlikiyet söz konusu değildir. Aynı şekilde borçlu kimse, borcuna karşılık olan bir malından dolayı zekât ile mükellef olmaz. Yolculukta olan bir kimse, malının zekâtıyla mükelleftir. Zira malı yanında değilse de, bir vekil veya nâible malında tasarruf edebilir.

5 - Zekâtı verilecek malın üzerinden tam bir sene geçmiş olmalıdır. Buna havl-i havelan denir. Çünkü bu müddet içinde, malın nemâsı = artması ve kıymetlenmesi tahakkuk eder. Nisab miktarı, hem senenin başında, hem de sonunda bulunmalıdır. Bu miktarın sene içinde muvakaten eksilmesi zekâta mâni değildir. Zekât hesâbında esas olan kamerî senedir ki, bu da 354 gündür.

yaren

Mesaj Sayısı: 22
Kayıt tarihi: 02/10/07

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Zekatla ilgili kısa Bilgiler

Mesaj tarafından yaren Bir Paz Kas. 25, 2007 11:45 pm

Zekât Vermemenin Cezası Nedir?


Çok ağır mânevi müeyyideler vardır. Yüce Allah zekâtını vermeyenlerin kıyâmette çok büyük azabla karşılaşacağını haber vermektedir:

"Kıyâmet gününde stok edilen altın ile gümüşün üzerleri Cehennem ateşinden kızdırılacak da bu mal biriktirenlerin alınları bunlarla dağlanacak ve onlara şöyle denilecek: İşte bu, (zekâtını vermeyip) stok etiğiniz paralar... Ve stok ettiklerinizin cezasını çekin." (et-Tevbe, 34). Âyet-i kerîmede zikri geçen stok, zekâtı ödenmeyen paralara şâmildir. Başka bir âyet-i kerîmede de şöyle buyurulur:

"Allah`ın fazlından verdiklerini kullarından esirgeyenler için omalın hayır olduğunu zannetme. Belki o mal, onlar için şerdir. Kıyâmet gününde fakirlerden esirgedikleri o mal, onların boyunlarına halka yapılacaktır." (Âl-i İmrân, 180). Bu hususta bâzı hadîs-i şerîflerde de şöyle buyurulur:

"Deve, sığır ve koyun sahibi bir müslüman, bu malların zekâtını ödemezse, kıyâmet gününde o hayvanlar dünyada olduklarından daha semiz ve daha büyük halde gelecekler ve herbiri boynuzu ile ona toslayacak, ayakları ile de çiğneyecek. Sonuncusu işini bitirince, birincisi yeniden toslamaya ve çiğnemeye başlayacak, tâ ki insanlar muhakeme edilinceye kadar..."

"Cenâb-ı Hak, kime mal verir de zekâtını ödemezse kıyâmet gününde o mal sahibine, gözlerinin üzerinde simsiyah iki benek bulunan gayet zehirli ve (zehirinin te`esirinden başı) kel bir yılan şeklinde görünerek boynuna gerdanlık yapılacak. Sonra da iki çene kemiğini, yani avurdunu iki tarafından yakalayıp şöyle diyecek: Ben senin malınım, ben senin zekâtını vermeyip stok ettiğin servetinim..."

yaren

Mesaj Sayısı: 22
Kayıt tarihi: 02/10/07

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Zekatla ilgili kısa Bilgiler

Mesaj tarafından yaren Bir Paz Kas. 25, 2007 11:46 pm

Zekât Nasıl Ödenir?


Zekâta tâbi olan altın, gümüş, hububat, ehlî hayvanlar ve ticaret mallarının zekâtı, kendilerinden vermek suretiyle ödeneceği gibi, kıymetlerini vermek suretiyle de ödenebilir. Bu hususta zekât sahibi serbesttir. Binaenaleyh bir kimse altının zekâtını altın olarak ödeyebileceği gibi kumaş, zahire, gümüş olarak da ödeyebilir. Şu kadar var ki bu hususta fakirler için daha faydalı olan ciheti tercih etmek evlâdır. Nisab miktarında olan bir malın zekâtı, daha sene dolmadan ta`cil edilerek fakirlere verilebilir. Çünkü vücubun sebebi olan nisab bulunmuştur. Müeccel olan, yani, ileride verilmesi gereken borcu ise ta`cil etmek câizdir. Fakirlerin lehine harekettir. Fakat mal nisab miktarında değil ise ta`cil câiz olmaz. Nisab miktarındaki bir malın, birkaç senelik zekâtı birden verilebilir. Sene sonunda bu miktar mevcut ise, zekâtları verilmiş olur. Eksilmişse, verilen fazla zekât nafile sadaka yerine geçer. Artmışsa aradaki farkın zekâtı verilir.

* Çoluk çocuk sahibi bir fakire zekât verildiği zaman verilen zekât miktarı, bu aile ferdlerine bölündüğü takdirde herbirine nisab miktarı düşmezse, verilen zekât nisab miktarı sayılmaz. Böyle ödemelerde kerahet yoktur.

* Zekât sayılmak şartı ile bir fakiri evde oturtmak zekât yerine geçmez. Çünkü bunda fakire temlik yoktur.

* Ticarî ortaklıklarda malın yekûnu itibar edilerek her ortak mükellef tutulmaz. Her ortağın hissesine düşen miktar nisaba ulaşıyorsa, herbirinin zekât vermesi gerekir. Hissesi nisab miktarına ulaşmıyan ortak, başka malı yoksa zekât vermez.

yaren

Mesaj Sayısı: 22
Kayıt tarihi: 02/10/07

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Zekatla ilgili kısa Bilgiler

Mesaj tarafından yaren Bir Paz Kas. 25, 2007 11:46 pm

Zekâtın Hükmü Nedir?


Zekât, İslâmın 5 rüknünden birisidir. Namaz, oruç gibi farz-ı ayındır. Ancak onlar gibi bedenle değil mâl ile yapılan bir ibâdettir. Hicretin ikinci senesinde farz kılınmıştır. Zekât, Kur`ân-ı Kerim`de 34 yerde zikredilmiştir. Farziyyeti, 6 yerde, namaz ile birlikte tekrar edilen şu âyet-i kerîme ile sâbittir. وَاَقيمُوا الصَّلوةً واتُوا الزَّكوةَ

"Namazı kılın, zekâtı verin..." (El-Bakare, 43, 83, 110; en-Nûr, 56; Müzzemmil, 20; en-Nisâ, 77). Bu da İslâm`ın, dinî vecibeler içinde namazdan sonra en büyük ehemmiyet ve kıymeti zekâta verdiğini gösterir. Gerçekten de namaz, dinî hayatın direği, İslâmî yaşayışın te`minatıdır. Zekât ise, sosyal hayatın istinad noktasıdır. Namaz kılınmayan bir cem`iyette islâmî hayat ve dinî yaşayış zayıflayıp sönmeye yüz tutacağı gibi, İslâmın zekât emrinin tatbik edilmediği bir toplumda da ictimaî huzur, ferdler arasında birlik ve beraberlik, dirlik ve düzenlik sağlanamaz. Fakir ve zengin sınıflar arasında dayanışma ve yardımlaşma ortadan kalkar; sevgi ve saygı duyguları yok olur. Ferdler birbirlerine düşman hâle gelir. Günümüz toplumlarının hâli buna açık bir delildir. Şu halde namaz ve zekât, cem`iyette biri dinî, diğeri de içtimaî hayatı düzenleyici ana unsurlardır.

yaren

Mesaj Sayısı: 22
Kayıt tarihi: 02/10/07

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz