:::Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi:::

Mezhepler nasıl ortaya çıktı?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Mezhepler nasıl ortaya çıktı?

Mesaj tarafından dindersi Bir Paz Eyl. 30, 2007 7:22 pm

Peygamber Efendimiz zamanında olmadığı söylenen mezhepler daha sonra nasıl meydana çıktı.

Bazı mezheplerin aralarındaki farklar daha da kafamı karıştırıyor. Mezheplerin var oluşunun doğru olup olmadığını sorgulamaya ve mantığımı dinlediğim zaman "Birlik Dini İslam"ın böyle bir ayrıma izin vermeyeceği için, olmadıklarına inanmak geliyor. Bu konudaki görüşlerinizi benimle paylaşırsanız memnun olacağım. (Sadık Sönmez) İslâm'da dinî hükümlerin iki kaynağı vardır: Kitap ve sünnet. Bu ikisinden sonra kıyas ve icma da yine bu iki kaynağa bağlıdır. Bütün dinî hükümler bu dört delilden çıkarılır.

Kitaptan maksat, Kur'ân-ı Kerim'dir; sünnet, Peygamberimizin sözleri, işleri ve görüp de sessiz kaldıkları halleridir. İcma ise, aynı dönemde yaşayan İslâm âlimlerinin, kitap ve sünnette delili bulunmayan bir meselede ortak bir hükme varmalarıdır. Kıyas da, bir meselede sabit olan bir hükmün benzerini, diğer bir meselede içtihad sonunda açığa çıkarılmasıdır.

Bu kısa tanımlardan da anlaşılacağı gibi, mezhep, dini bir konuda verilen hükümlerin uygulamaya geçmesidir. Öyle ise, din bir olduğu halde, neden birden fazla mezhep ortaya çıkmıştır?

***

Mezheplere kaynak oluşturan içtihad yapmayı bizzat Peygamberimiz teşvik etmişti. Sahabilerden Hz. Muaz'ı Yemen görevli olarak gönderdiğinde sordu: "Oraya vardığın zaman neyle hükmedeceksin? Sana bir şey sorulduğu yahut bir dâvâcı geldiğinde o problemi nasıl çözeceksin?" "Allah'ın kitabı Kur'ân ile." "Kitapta bulamazsan?" "Resullullah'ın sünnetiyle." "Onda da bulamazsan?" "Onda da bulamazsam kendi içtihadımla hükmederim." Bunun üzerine Efendimiz, "Allah'a hamd olsun ki, peygamberlerin elçisini, peygamberlerinin razı olduğu şeyde başarılı kılmıştır" diyerek Muaz'ın bu sözlerinden dolayı sevincini dile getirdi. (Tirmizî, Ahkâm:3)

***

Peygamberimiz (a.s.m.) dünyadan ayrıldığında Kitap ve sünnet Sahabîler'in ezberindeydi. Müslümanlar, karşılaştıkları meseleleri sahabilere gelip soruyorlar, onlar da Kitap ve sünnete göre hüküm veriyorlar; bu ikisinde bulamazlarsa kıyas yoluyla meseleyi hallediyorlardı. Böylece Sahabîler zamanında pek çok meselede "icmâ" sabit oluyor; İslâm hukuku oluşuyordu. Sahabiler'in yetiştirdiği ikinci kuşak olan Tâbiin içinde içtihad edebilecek pek çok âlim vardı. Tâbiîn, Sahabîler'in içtihadlarını bir araya getirdiler.

Bunun yanı sıra hakkında âyet, hadis ve Sahabîler'in içtihadlarında bulunmayan meselelerde içtihadda bulundular. İslâm hukukunun temelini kurma, karşılaşılan yeni meseleleri inceleyip hükümlerini açıklama hususunda talebelerine rehberlik ettiler. Bu nesle de "Tebe-i Tâbiîn" adı verildi. İmam-ı Azam, İmam-ı Malik, İmam-ı Şâfiî, Ahmed bin Hanbel bu müçtehidlerin ileri gelenlerindendir. İşte mezheplerin oluşumu bu zamana rastlar. Bu âlimler ihtiyaç duyulan birçok meselede içtihadda bulundular.

Müslümanların karşılaşmış olduğu binlerce meselede fikrî çalışmalar yapıp belli esaslar koydular. Bu çeşit içtihad ve fetvalar Müslümanların dinî yaşayışını iyice rahatlatmıştı. Müçtehidlerin bu içtihadları İslâm'ın temel esaslarında olmayıp ikinci derecede fer'î meseleler üzerinde yapılıyordu.

Zamanla aynı meselede birtakım değişik içtihadlar ve izahlar ortaya çıktı. Müslümanlar ise kendi bölgelerinde yaşayan müçtehidin içtihadını kabul ediyor, ibadet ve günlük işlerini ona göre yapıyorlardı. Bu tercihler, zamanla yerini "gidilen yol" anlamında "mezhep" olarak kabul edildi. Bu açıdan mezhep, dinin uygulamaya geçiş biçimidir, ihtiyaca göre yorumlanmasıdır.

dindersi

Mesaj Sayısı : 90
Kayıt tarihi : 25/05/07

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz