:::Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi:::

FITRA (SADAKA-İ FITR) VERMENİN ÖNEMİ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

FITRA (SADAKA-İ FITR) VERMENİN ÖNEMİ

Mesaj tarafından dindersi Bir Perş. Eyl. 20, 2007 7:24 am

Dînimiz, cemiyet düzeninin sağlanması, insanların birbirlerini sevmeleri ve yardımlaşmaları için zekât ve sadaka verme, hediyeleşme gibi şeyleri emretmiştir.

Sadaka-i fıtr, yâni fıtra (diğer bir söyleyişle fitre), ba’zı âlimlere göre vâcib, bazılarına göre de farzdır. [Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelî mezheplerinde, bir günlük yiyeceği olanın fıtra vermesi farzdır.]

Hanefî mezhebine göre, ihtiyâcı olan eşyâdan, borçlardan fazla olarak, zekât nisâbı kadar malı ve parası bulunan her müslümânın, Ramazândan önce veya Ramazân içinde yahut ta Bayram namazına kadar fıtra vermesi vâciptir. Bayramdan sonra da verilebilir. [İbn-i Âbidîn].

Misâfir olanın da fıtra vermesi lâzımdır. Hastalık gibi herhangi bir özrü sebebiyle oruç tutamıyan kimsenin de, zengin ise, fıtra vermesi lâzımdır.

İhtiyâç eşyâsı

“İhtiyâç eşyâsı” demek; kıymeti ne kadar çok olursa olsun, bir ev, bir aylık yiyecek, her yıl için üç kat elbise, çamaşır, evde kullanılan eşyâ ve âletler, binek vâsıtaları, meslek kitapları ve ödeyeceği borçlardır.

Ticâret için olmayan, ihtiyâcından artan eşyâ, kirâdaki evler, evindeki süs eşyâsı, sanat ve ticâret âletleri, yere serili olmayan halılar, kullanılmayan fazla ev eşyâsı, fıtra ve kurbân için nisâb hesâbına katılır. Fıtra nisâbına katılacak malın ticâret için olması şart olmadığı gibi, elinde bir yıl kalmış olması da gerekmez. Ticâret için olmayan malların zekâtı verilmez. Gelirleri nisâba dâhil edilir.

Fıtra olarak; 1750 gr. buğday veya buğday unu, 3.5 kg. arpa, hurma veya kuru üzüm verilir. Bunların kıymeti kadar altın veya gümüş de verilebilir.

Halk arasındaki zenginlikle, dînin bildirdiği “zengin”lik farklıdır. Nisâp miktârı malı veya parası olmayan bir kimse, “fakîr” demektir. Evi olmayan, kirâda oturan bir kimse nisâp miktârı paraya, altına veya ticâret malına sâhip ise dînen zengin sayılır, böyle bir kimsenin zekât vermesi gerekir ve kendisinin zekât alması câiz olmaz.

Dinen zengin olmayan ya’nî nisâba mâlik olmayan herkes fakîr sayılır; fıtra, zekât alabilir. Nisâba mâlikse fıtra vermesi vâcip olur.

Asgari maaş alan bir kimse, borçları çıktıktan sonra, nisâba mâlik ise, zengin sayılır, fıtra vermesi gerekir. [Nisap, 96 gr. altın veya bu değerde para, ticâret malı demektir.]

Sadaka-i fıtra kimlere verilir?

İhtiyâcı olan eşyâdan ve borçlarından fazla olarak zekât nisâbı kadar malı, parası bulunan müslümânın fıtra vermesi, Hanefî mezhebine göre vâcip olur. Nisâba mâlik değilse, fıtra vermesi vâcip olmaz; fakat vermesi iyidir.

Peygamber Efendimiz buyurmuştur ki:

“Sadaka-i fıtır, zenginlerinize Allahü teâlânın tezkiyesidir. Fakîrleriniz de verirse, Allahü teâlâ onlara daha çoğunu verir.” [Ebû Dâvûd] [Tezkiye, temize çıkarma demektir.]

“Sadaka-i fıtrı, küçük-büyük, erkek-kadın, zengin-fakîr herkesin vermesi gerekir.” [Ebû Dâvûd]

“Ramazan orucu, gökle yer arasında durur. Sadaka-i fıtır verilince yükselir.” [Ebû Hafs]

“Sadaka-i fıtır, oruçlunun, uygunsuz sözlerinden hâsıl olan günâhları temizler.” [Beyhekî]

Bir kimse, bütün insanların yaptığı kadar ibâdet etse, bir kimseye fayda temin etmek gibi olamaz. Demek ki insanlara yardım etmek büyük sevâbdır.

Sadaka-i fıtır ne zaman verilir?

Yukarıda da zikrettiğimiz gibi, “sadaka-i fıtır”, Hanefî mezhebine göre, Ramazân-ı şerifte verilir. Ramazandan önce ve bayramdan sonra da vermek câiz ise de bayram namazından önce verilmiş olması daha çok sevâptır.

[Şâfiî mezhebinde Ramazandan önce verilemez; bayramdan sonraya da bırakılamaz.]

Farz olan zekâtı verdikten sonra, bedenin sıhhat ve âfiyete, mal ve evlâdın da berekete, âhırette büyük sevâblara kavuşabilmek için sadaka da vermelidir. Bilhassa mübârek günlerde ve Ramazân ayında verilmesi daha iyi olur.

Fıtra vermek her ne kadar belli bir nisâba mâlik olanlara vâcib ise de, durumu müsâit olan fakirlerin de vermesi iyi olur. Çünkü fıtra, oruç tutan kimsenin boş ve fuhuş sözlerini temizler.

Yukarıda belirttiğimiz gibi, ihtiyâcı olan eşyâdan ve borçlarından fazla olarak, zekât nisâbı kadar malı, parası bulunan her hür müslümanın, Ramazan Bayramı’nın birinci günü sabâhı fıtra vermesi vâcibtir. Ramazân ayı içinde, hattâ Ramazân’dan önce de vermesinde mahzûr yoktur.

Bir kişinin fıtrası, bir fakîre veya birkaç fakîre verilebildiği gibi, bir fakîre birkaç kişinin fıtrası da verilebilir.

Fıtra nisâbına mâlik olana “zengin” denir. Bunun fıtra vermesi vâcib, zekât alması ise harâm olur. Çalışamıyan fakîr akrabâsına yardım etmesi vâcib olur.

Sadaka-i fıtrın miktarı her yıl değişmez. Fıtra olarak yarım sâ’ buğday veya un, yahut bir sâ’ arpa, hurma veya kuru üzüm verilir. Yarım sâ’ ölçek, ihtiyâtlı olarak 1.750 gramdır. Bir sâ’ ise 3.500 gramdır. Bu miktarlar kıyâmete kadar hiç değişmez. Fıtra olarak, ya bizzât buğday, un, arpa, hurma veya kuru üzüm verilir. Yahut da değeri kadar altın veya gümüş verilir. Buğday, un ve diğerlerini vermek güç olursa, bunların kıymeti kadar, ekmek veya mısır verilebilir.

dindersi

Mesaj Sayısı : 90
Kayıt tarihi : 25/05/07

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz